Yedigöller
TUR PROGRAMI
Belirlenen kalkış saati ve noktalarından siz değerli misafirlerimiz ile buluşarak Boluya doğru hareket ediyoruz.
Bolu'da baharda yeşile, sonbaharda sarıya vurgun olanların uğrak yeri, şehrin stresinden hayatımızın yoğun temposundan çıkıp huzur ve sakinliğin yeri olan Yedigöller'e gidiyoruz.Cennetten bir köşe olan Yedigöller Milli Parkı'nda hâkim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen ,kızılağaç ,karaçam, sarıçam, köknar, karaağaç, ıhlamur, porsuk gibi değişik türde ağaçlar da görülmektedir. Etkili koruma ile Parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik karaca kurt tilki sincap tavşan türleri bulunmaktadır.
Milli parktan içeri girdiğimizde sırasıylaSerin Göl karşılıyor bizi sonrasında Büyük Gölü'nü görüyoruz.
Derin Göl ve Gülen Kayalar ve
Pisagor ağaçlarını görüyoruz.
Şaleler sonrası kısa bir yürüyüşle Nazlı Göl'e ulaşıyoruz Nazlı Göl sonrası
Kuru Göl, İnce Göl ve Sazlı Gölü
gördükten sonra 1,5 saatlik molamız sonrası hareket etmek üzere buluşuyoruz. 7 farklı gölü gördükten sonra misafirlerimiz isterlerse öğle yemeğimizi almak için Yedigöller'den ayrılıyor çam ağaçlarının ortasında kuş sesleri ve yaprak seslerinin arasında mangal ateşinde pişmiş nefis sucuk köfte ve ya tavuktan oluşan öğle yemeğimizi yiyoruz. Yemek sonrası odun ateşinde semaverde çayımızı yudumluyoruz.
Batı Karadeniz Bölgesi’nde Bolu’nun 42 km. kuzeyinde Zonguldak’ın güneyinde yer alan Milli Parka Ankara–İstanbul karayolunun 152. km’sindeki Yeniçağa ve 190. km’sindeki Bolu’dan kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır.
Kışın Bolu–Yedigöller güzergâhı (karla) kapalı olduğundan ulaşım, Yeniçağa–Mengen–Yazıcık veya Devrek- Yazıcık üzerinden yapılır.1642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmıştır. Havza kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan,
yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 m. mesafede sıralanmış 7 gölden oluşmuştur. Milli park içindeki “Köyyeri” mevkiinde yeni Bizans dönemine ait bulunan kalıntılardan,
eski dönemlerde bölgenin bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır.

